Gelişim Psikiyatri Kliniği

Anoreksiya Nedir?

 

 

Nedir Bu Anoreksiya ?

  Her diyet yapan, kaç kilo alıp verdiğine dikkat eden, göbeğim çıktı, kıyafetlerim artık olmuyor diyen, 1 haftada 3 kilo almışım spora başlayacağım deyip kalori hesapları yapmaya başlayan, çikolata alırken markalar arası kalori farkını hesaplayan ya da benzeri cümleleri kuran ve davranışları sergileyen kişiler midir yeme bozukluğu olan: tabiki HAYIR.  Günlük hayatımız akıp giderken bu cümleleri kurarız, sık sık duyarız ama yolumuza devam eder, bir sonraki hedefimize doğru yol almaya başlarız.
 
  Yeme bozukluğu başlığında olan anoreksiya nedir o halde:


  Biz ruh sağlığı çalışanlarının bir duruma bozukluk demesi için yukarda bahsettiğimiz bir sonraki hedefe doğru yola koyulma eylemini zorlaştırmalı hatta belki engellemeli, yani zihinsel olarak uğraştığımız konu neyse ki bu başlıkta kilo ve zayıf görünme ile ilgili düşüncelerden bir türlü kurtulamama, bu düşüncelere takılıp kalma ve bu davranış değişikliklerinin olması gerekmektedir.


  Anoreksiyada zihin sürekli kilo verme ile, nasıl daha zayıf görüneceği ve bunu nasıl yapacağı ile ilgilidir, kişi kilosundan bir türlü memnun olmaz ve hep daha zayıf daha zayıf olmak için uğraşır. Hemen her gün ve saatler süren fiziksel egzersizler, tıkanırcasına yemek yemelerin ardından gelen kusmalar ya da ishal yapıcı ilaçları kullanmalar , ağızdan giren herşeyin kalori hesabını yapma, yağlı ve karbonhidratlı  gıdaları tamamen kesme, kalabalıkla ya da aile yemek yememeye başlama gibi belirtiler varken bir yandan da yemek tarifleri toplama, başkaları için yemek yapma ya da beslenme konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olmak gibi ilginç tutumlarda sergileyebilir.

  Kimlerde görüldüğüne bakacak olursak:


  Genç kadınlarda özellikle 12-18 yaş arası nüfüsda ve sosyoekonomik seviye yükseldikçe görülme sıklığı artmakta.
   
   Kadınlarda menstriüel (adet kanamasının) siklusun hiç başlamamasına ya da kesilmesine neden olabilir. Kişi etrafını kaygılandıracak kadar zayif olmasına rağmen zayıf olduğuna bir türlü ikna olmaz.  Bütün  bu değişiklikler hormanal dengeyi de bozacağı için fiziksel bir çok problem eşlik etmeye başlar

   Peki nedenleri nelerdir:


   *Her psikiyatrik rahatsızlık gibi genetik geçişin üstünde önemle durmaktadır araştırmacılar.
   *Bir diğer neden cinselliğe ve cinsel kimlik oluşumuna karşı aşırı korku halidir. Cinsel ilişki kurmaya, gebe kalmaya, dişi özelliklerin gelişmesine ve cinsel çekicilik kazanmaya karşı korku ve direnç varken, entellektüel başarılarına düşkün ve genellikle mükemmeliyetçi özellikleri olan bireylerdir
   *Diğer bir neden olarak da teknolojideki gelişimle paralel olarak görselliğin ön plana çıkması ve tüm iletişim araçlarıyla zayıflığın bir meziyet bizi diğerlerinden üstün kılan sanki bir yetenek gibi  adeta gözümüze sokulması. Güzel ve zayıf olmanın hayatta istediğimiz şeylere ulaşmanın sankki bir anahtarıymış gibi empoze edilmesi özellikle yetişme ve ergenlik dönemindeki gençlerin algısını oldukça olumsuz etkilemektedir. Maalesef bu içi boşaltılmış kavram bombardımanını engellemek mümkün olmasa da aileler etkiyi en aza indirmek için birçok şey yapabilir.
  *Yine gencin yetiştiği ailede sorunlar, aile içi şiddet ve ensest ve diğer travmalarda anoreksiya oluşumuna zemin hazırlamakta.

  Tedavide neler yapılır:


   Tedavi uzun bir süreçtir ve hızlı değişimler beklenilmemelidir. Doktor doktor dolaşmak durumu daha karmaşık hale getirecektir. Tedavide ilk adım danışanla güven ilişkisinin kurulması ve tedaviye uyumunun sağlanmasıdır. Aileninde tedavi sürecine katılımı ve uyumu çok önemlidir. Terapi olmazsa olmazdır ve mutlaka uygun ilaç tedavileri ile desteklenmelidir, ilerlemiş bir aşamada ise hastane yatışı ve yeme takibi yapılması gerekir.
   Unutulmamalıdır Anoreksiya kendi kendine düzelecek irade hakim ol denilerek geçiştirilebilecek bir hastalık değildir. Belirtileri farkettiğiniz durumlarda mutlaka psikiyatri hekimine başvurunuz
 

Psikiyatrist Dr. Neslihan Levent


Diğer Makaleler