Gelişim Psikiyatri Kliniği

Yıkıcı İlişkileri Sonlandırabilmek

 

Sağlıklı İlişkilerin Önemi..

Doğumdan ölüme kadar ilişki içindedir insan. Yaşamın başından itibaren ilişkiler kurarak bir çocuk; kendini, ötekini ve dünyayı tanır. Sağlıklı ilişkiler içerisinde; güvende olduğunu, korunup kollandığını, sevildiğini, istikrarlı bir ilişki içerisinde; anlaşıldığını, takdir edildiğini, kendisinin ve başkalarının sınırlarına saygı duyulması gerektiğini, başkalarına zarar vermeden her türlü duygu ve ihtiyacı rahatça ifade edebileciğini deneyimler insan. Çocukluk döneminde özelllikle temel bakım verenler ile kurulan güvenli bağlanma ilişkisi içerisinde bir çocuk temel yaşam kararları ve inançları geliştirir. Aslında bunlar çocuğun aile ortamı içinde kurduğu ilişkiler sonucu kendine ve diğer insanlara yönelik geliştirdiği beklenti ve kararlardır. İster çocuk olsun isterse de yetişkin bir birey, sağlıklı ilişkiler kurabilmek; kişinin kendine olan sevgi, saygı ve güveni artırır. Ayrıca diğer insanlara yönelik güven, aidiyet algısını güçlendirerek kişinin uzun süreli, dengeli ilişkiler kurabilmesine olanak tanır. Psikoloji alanında yapılan çalışmalar; bebeklik-çocukluk döneminde önemli kişilerle kurulan ilişki kalitesinin erişkinlik dönemindeki ilişki doyumunu etkileyebildiğini ayrıca bir kişinin kendisi, diğer insanlar ve yaşam ile ilgili temelde neye inandığının; depresyon, kaygı bozuklukları, evlilik, ilişki sorunları gibi durumlarda belirleyici ya da problemi sürdürücü rol üstlenebildiği bilinmektedir. Konuyla ilgili diğer çalışmalar evlilik ve ilişki sorunları yaşayan insanların kronik stres ve buna bağlı sağlık problemlerini daha fazla yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Özetle;  Sağlıklı ilişkiler sayesinde beden ve ruh sağlımızı da koruyabilmekteyiz.

Yıkıcı İlişkileri Bitirememek..

Birçok insan kronik ilişki sorunları içerisinde kendisini değersiz, kötüye kullanılmış, yalnız, güvensiz hissetse de ilişkiyi sonlandırabilme ya da kendi sınırlarını koruyabilmede zorlanmaktadır. Çoğu zaman ”bile bile lades” olduğunu kendine itiraf edemediği için gayet insani gerekçeler öne sürerek ilişkiyi neden sürdürdüğünü açıklama gayreti içine girmektedir. Bu tarz ilişkilerde çoğu zaman korku ve kaygıların adı sevgi oluverir. Ne kadar olumsuzluklar yaşasa da ”ayrılamam çünkü seviyorum” dökülüverir ağızlardan. Oysa ki gerçek; kişinin mutlu olmadığıdır. Bu tarz ilişkileri bitirememenin ardındaki neden çoğu zaman insanlara tanıdık gelen yönlerin olmasıdır. Yaşamımızdaki partner, yıkıcı davranışlarıyla çoğu zaman kötü hissettiren ama geçmişten tanıdık gelen bir yarayı kaşıyordur. Dolayısıyla bu tarz ilişkiler acı da verse güçlü bir çekim oluşturmaktadır.

Yaralı Çocuğu Anlamak ve Yaralarını Sarabilmek..

Bir ilişkinin yıkıcı olduğunu ve sonlanması gerektiğini kişinin yürekten anlayabilmesi için; şimdi ve şu anda canımı acıtan ile geçmişte ve orada canımı acıtan arasındaki bağlantıyı kurabilmesi önemlidir. Çocukluğumda neye ihtiyacım vardı? Hangi ihtiyaçlarım karşılanmadı? Çocukken kendim ve diğer insnlarla ilgili neye inandım? Neye teslim oldum? Neyle savaştım? Ne olması korkuttu? Ne olması diye kaçındım? Özellikle derin duygusal deneyimlerin yaşandığı erişkin bağlanma ilişkilerinde incinmiş ve yaralı çocuk yan tetiklenebilmektedir. Önemli olan incinmiş çocuk yanı anlayıp ona sağlıklı yetişkin yanıyla bakım vermek. Bir çocuk ne isterse bakım vereninden, kendi çocukluğuna da onu verebilmek…

 

 

Klinik Psikolog Onur ARSEL

 

 


Diğer Makaleler